Vücutlarına cisim yapışan mıknatıs adamların sırrını açıklıyoruz!

Son günlerin popüler yetenek yarışmalarından tutun da, Youtube’a kadar, vücuduna tencere, tava yapıştıran insanlardan geçilmiyor.

Bu kişilerin iddiası, vücutların mıknatıs özelliğine sahip olduğu için, cisimlerin vücutlarında düşmeden durduğu yönünde. Genellikle bu tip kişiler, çıplak bedenlerine metal, plastik, cam aklınıza ne gelirse koyarak, bu özelliklerini ispat etmeye çalışıyor. Aslında mıknatısların sadece metalleri çektiğini düşünürsek, “Mıknatıs Adam” iddiasının saçmalığını anlayabiliriz ama biz bir de olayın bilimsel tarafına bakalım.

Avanoslu Mıknatıs(!) Adam Halis Ateş
Avanoslu Mıknatıs(!) Adam Halis Ateş

“Ben zaten bunların mıknatıs adam olmadığını biliyorum, geyiğine izliyorum” diyorsanız, bundan sonrasını okumanıza gerek yok. Ama etten, kemikten insan vücudunun gerçekten metal olmayan cisimleri bile çektiğine inanıyorsanız yazıya devam edin:

Yüzlerce mıknatıs adam videosunu izleyen uzmanlar, öncelikle bu kişilerin, vücutlarına konulan eşyaların düşmemesi için dik durmaya gayret ettiklerini söylüyor. Vücut gerçekten mıktanıs özelliğine sahip olsa, gerçek bir mıknatıs gibi öne eğildiğinizde de cisimler vücudunuzdan ayrılmazlar.

İkincisi, az önce de belirttiğimiz gibi cam, kumanda, telefon gibi bir çok objenin manyetik özelliği bulunmuyor. Ancak bunların ortak bir özelliği var, o da pürüzsüz yüzeylere sahip olması. İşin sırrı da birazcık burada. Genel olarak, bu kişilerin vücutlarına konulan objeler nedense tüy, kıl olmayan yerlere konuyor. Bu da olayın manyetik alandan değil, basit yapışkanlıktan kaynaklandığını açıklıyor.

Boşnak Mıknatıs (!) Adam Nermin Halilagiç, rakiplerine meydan okuyor
Boşnak Mıknatıs (!) Adam Nermin Halilagiç, rakiplerine meydan okuyor

Bugüne kadar, mıknatıs adam olduğunu iddia eden kişilere yapılan testlerde, böyle bir özelliğin olmadığı net şekilde ortaya çıkmış. Bu kişilerin boyunlarına konulan mıknatıslarda, herhangi bir hareket tespit edilmemiş. Gerçekten bir ütüyü tutabilecek güçte bir manyetik alan, basit bir pusula iğnesini rahatlıkla döndürebilir.

Peki, mıknatıs saçmalığını bir kenara koyarsak, gerçek sebep ne?

Neden, cisimler bazı insanların vücutlarına yapışırken, bazılarınınkine yapışmıyor? Cevap, cildin yapışkanlığında yatıyor.

Kaliforniya Üniversitesi’nden kimya profesörü Dr. Gabor Samorjai durumu şöyle açıklıyor:

“İnsan cildi, çeşitli yağlarla bezeli. Bunları sabunla temizleseniz bile birkaç dakika içinde cildiniz tekrar yağlanacaktır. Cildinizdeki bu yağların çok düşük bir yüzey enerjisi bulunuyor, çünkü bu yağ tamamen sıvı halde. Bu yüzden de atomları birbirine çok gevşek biçimde bağlı. Halbuki metaller, bunun tam aksine güçlü atomik bağlara sahip ve yüzey enerjileri de çok yüksek. Bilimsel olarak, yüksek yüzey enerjisine sahip cisimler, düşük yüzey enerjisine sahip cisimlere yapışma eğilimindedir.”

Yani, işin sırrı tamamen cildimizin yapışma özelliğinden kaynaklanıyor. Bazı insanların cildi daha pürüzsüz ve daha yağlı olduğu için, bu vücutlara cisimlerin yapışması kolaylaşıyor.

TIKLA  İşte bir nükleer savaşta olmak isteyeceğiniz yer ama biraz uzakta...

Alman Bilim İnsanı Elmar Kroner ise bir başka noktaya dikkat çekiyor:

“Cildimizin elastikiyeti, onun yapışkanlığını doğrudan etkiliyor ve ter de cildi daha elastik yapıyor. Yani cildin nemi arttıkça, özelliği değişiyor ve tenimiz daha yumuşak hale geliyor, bu da cildin yüzey enerjisini düşürüyor ve yapışkanlığını inanılmaz şekilde arttırıyor.”

Yani ne kadar terliyseniz, cildiniz o kadar yapışkan oluyor.

Bilim insanları ayrıca yüzey büyüdükçe, enerji transferinin arttığını ve yapışkanlığın da arttığını belirtiyorlar. Yani geniş yüzeyli bir cisim, mesela bir tavanın, bir kaşığa göre yapışma olasılığı daha yüksek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here